Gribi engelleme metodlarını bütünüyle değiştirilebilecek bir gelişme

Gribi engelleme metodlarını bütünüyle değiştirilebilecek bir gelişme

Yıllık grip aşısının en üzücü tarafı, yıl içinde etkisini kaybetmesi. Her yıl boyunca bu aşıyı yaptırmanız gerekiyor ama insanlar böyle yapmıyorlar. Aslında Hastalık Kontrol ve Engelleme Merkezleri son olarak 5 Amerika’lıdan sadece 2’sinin bu sezon grip aşısını yaptırdıklarını söyledi. Bu noktada uzun süre etkili bir aşının varlığı kulağa oldukça hoş geliyor.

Yapılacak aşının bir ömür boyu etkin olması ya da en azından on yılda bir ya da iki kere yapılmasının yeterli olması daha kolay bir yol olmaz mıydı? Halk sağlığı görevlileri bu ihtimali olası görüyorlar.

“Eğer evrensel, etkin bir aşımız olsaydı, sağlık hizmetleri masrafları ve iş hayatımızın aksamaması, okula devamlılığın sekteye uğramaması ve sosyal aktivitelerin kısıtlanmaması gibi konularda büyük bir avantaj sağlanırdı” diyor Vanderbilt Üniversitesi tıp profesörü ve Ulusal Salgın Hastalıklar Fonunda tıbbi doktor olan William Schaffner.  Bunu “ Gribi engelleme metodumuzu bütünüyle değiştirebilecek bir gelişme” olarak yorumluyor.

Ulusal Alerji ve Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsü araştırma merkezi başkan yardımcısı Barney Graham bu düşüncenin sanıldığı kadar imkansız olmadığının görüldüğünü söylüyor. Modern moleküler teknolojinin bilim adamlarına, geçtiğimiz yıllara değin mümkün olmayan, bazı şeyleri atomik çözünürlükte dizayn etme imkanını tanıdığını söyleyen Graham, uzun süreli ya da evrensel olarak bilinen bir aşıyı geliştirmek için bir süredir uğraş veriyor.

OKU ►  ‘Loom’ ile fikirlerinize sermaye bulun

Graham’ın grubunun da içerisinde bulunduğu birkaç bilim adamı grubu, hayat boyu ya da her beş ila on yılda bir yapılacak bir aşıyla grip hastalığından koruyabilecek aşının geliştirilmesine doğru aşama kaydedildiğini belirtti.

Her iki olasılık da halihazırda uygulanan aşı tekniklerine nazaran büyük bir gelişme olabilir. Zira mevcut aşılama yöntemleri sağlık görevlilerinin 9 ay öncesinden temel grip virüslerini tahmin etmelerini gerektiriyor. Böylece aşı üreticileri aşıda her yıl ayarlama yapabiliyorlar. Evrensel bir aşı ile bu konuda sıkıntı yapmamıza gerek kalmayacak diyor Schaffner. “ Her yıl daha önce aşı yaptırmayanları takip edebilirdik. Bir yıla yayılan, günlük aşılama aktivitesi olmuş olurdu. Yalnızca dönemsel yaptırılan bir aşılama kampanyası değil. Böylece daha çok zaman kalabilirdi aşılama faaliyetleri için.”

Bu tip geniş spektrumlu bir aşının gerçekleşmesi ihtimali aynı zamanda az görülen, fakat potansiyel olarak ölümcül etkilere sahip olan salgınlar için de koruyucu özellik taşıyabilir. Kamu sağlığı profesörü ve Minnesota Üniversitesi Salgın Hastalıklar Araştırma ve Politika Geliştirme Merkezi’nde yönetici olan Michael Osterholm “ Günümüzde kamu sağlığı alanında yapabileceğimiz en önemli şey bu olabilir” dedi.

Grip hastalığı herhangi bir bireye bulaşma özelliğine sahip. Fakat, bulaştığı kişi çok genç ya da yaşlı ve kronik hasta ise, oldukça tehlikeli olabilir. Dünya Sağlık Organizasyonu verilerine göre mevsimsel grip salgınları dünya çapında yıllık olarak 3 ila 5 milyon ciddi hastalık durumlarının meydana gelmesine sebebiyet veriyor. Bunlardan 250.000-500.000 kadarı ölümle sonuçlanıyor.

OKU ►  Uçan bisikletler geliyor

Ateş, kuru öksürük, baş ağrısı, kas ve eklem ağrısı, aşırı keyifsizlik, boğaz yangısı ve akıntılı burun, grip semptomları arasında yer alıyor.

Temel grip virüsü tipleri

Mevsimsel grip virüslerinden insanları etkileyebilen tipleri A ve B tipi iki temel virüstür. Sürekli olarak değişkenlik gösteren A tipi virüsler, yıllık salgınların genel sorumlusudurlar. Bilim adamları A tipi virüsü, virüsün yüzeyini kaplayan iki molekül kombinasyonuna dayalı olarak alt tiplere ayırırlar : hemaglutin ve nörominidaz.

Aşılar, virüsün parçalarına karşı antikor üretiminin sağlanması yoluyla çalışır. Evrensel bir aşının virüsün korunan bölgelerine bağlanacak antikorları tahrik etmesi gerekiyor. An itibariyle mevsimsel aşılar, her yıl değişkenlik gösteren Hemaglutin’in kafa bölümüne tepki gösterecek şekilde dizayn edilmiş durumdalar.

Araştırmacılar genel bölgeleri hedef alan farklı stratejiler kullanmaktalar.

Örneğin; ayrı olarak çalışan iki grup, Hemaglutin’in gövdesi üzerinde odaklanan çalışmalar yapıyorlar. Gövde bölümü, kafa bölümü gibi değişkenlik göstermiyor.  Bunu yapmak için her bir ekip virüsün kafa bölümünü kestikten sonra gövdeyi nasıl stabilize edeceklerinin yolunu bulmalılar. Kafa bölümü ayrılıyor çünkü antikorların üretilmesi için gerekli bağışıklık sistemi hücrelerini taşıyor bu bölüm. Her biri farklı yaklaşım sergileyerek ekipler, kafa bölümü elimine edildikten sonra gövdeyi sabitlemenin bir yolunu buldular.

OKU ►  Play Store uygulamasının güncellenmesi, Android TV’deki çökme sorunlarını gideriyor

Diğer bir ekip, rekombinant DNA teknikleri kullanarak laboratuar ortamında yepyeni bir virüs ortaya çıkardılar ve sonra da virüsün elemanlarına dayalı bir aşı dizayn ettiler. New York Icahn Tıp Okulu mikrobiyoloji bölümü başkanı Peter Palese “Bu şekilde yaparak bağışıklık sistemimizin korunmuş bölgeleri anımsayacağını ümid ediyoruz. Böylece kafadaki değişikliklerin bir önemi kalmayacak” dedi.

Son olarak; diğer bir ekip de geçen yüzyılda görülen grip türlerinin genetik dizilimleri üzerine dayalı deneysel bir çok-yıllık aşı geliştirdi. Bu araştırmacılar kendi deneysel aşıları da dahil olmak üzere herhangi bir deneysel aşının güncelleme yapılmadan ömür boyu etkide bulunacağına inanmanın gerçekçi olmayacağı düşüncesini taşıyorlar. Dolayısı ile kendi yaptıkları 5-10 yıllık etkiye sahip olacak aşının geçerlilik oranı hakkında bir tahminde bulunmaya da isteksiz görünüyorlar. Fakat böyle bile olsa bu, her yıl aşı vurulmak zorunda kalmaktan daha iyi bir gelişme.

Her ne kadar hayvanlar üzerinde yapılan farklı olası aşı türleri ümit verici olsalar da, araştırmacıların bunları insanlar üzerinde test edebilmeleri belki de yıllar alacak. Yine de kamu sağlığı görevlileri heyecanlılar. Evrensel bir aşı düşüncesi yakın zamana kadar hayal mahsulü olarak görülüyordu. “Fakat şimdi, ya da çok yakında, bu düşünce hayali bir uçuş olmaktan çıkacak” diyor Schaffner. “Bazı oldukça etkili bilimsel çabalar bunu gerçekleştirmek için devam ediyor”.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here