kızıl cüce

Kızıl cüce GJ 625

Aynı zamanda ‘kızıl cüceler’ olarak bilinen M-tipi yıldızlar son zamanlarda gezegen dışı avcıları için popüler hedef oldular. Son yıllarda kızıl cüce yıldızlarının çevrelerinde gezinen karasal yapıya sahip (örneğin kayalık) çok sayıda gezegenin keşfedilmesi nedeniyle bu yönelimi anlaşılır kılıyor. Bu keşifler Güneş Sistemimize (Proxima b) en yakın gezegen dışı keşifleri ve TRAPPIST-1 çevresinde keşfedilen yedi gezegeni de içeriyor (bunlardan üçü yıldızın yaşanabilir bölgesinde dönüyorlar).

Son keşif ise dünyadan sadece 21 ışık yılı uzaklıkta bulunan bir kızıl cüce yıldızı olan GJ 625’in çevresindeki bir gezegeni keşfeden uluslararası astronomlardan oluşan bir ekibe ait. Bu karasal gezegen dünya ağırlığının yaklaşık 2.82 katı büyüklüğünde (diğer adıyla ‘süper-dünya’)  ve yıldızın yaşanabilir bölgesinde dönüyor. Bu keşfe dair haber aynı zamanda bu dünyanın gerçekten yaşanabilir olup olmadığı hakkında soruları gündeme getiriyor. (Ve aynı zamanda yaşam olup olmadığını)

Uluslar arası ekibin yöneticiliğini Canary Islands Institute of Astrophysics (IAC)’den Alejandro Mascareno yapıyor, ve La Laguna Üniversitesi ve Cenova Üniversitesi’nden üyelerden oluşuyor. Ekibin araştırması aynı zamanda İspanyol Ulusal Araştırma Komitesi (CSIS), Institute of Space Studies of Catalonia (IEEC) VE National Institute for Astrophysics (INAF) tarafından da desteklenmiş.

OKU ►  Dünyanın en hızlı elektrikli arabası NIO EP9’un lansmanı yapıldı.

Solar Neib Mini

Dünyanın 2-3 katı arası büyüklüğe sahip

Ekibin bulgularını detaylandıran çalışma ‘Astronomy & Astrophysics’ dergisince yayına alınmış. Şu anda ‘A Super Earth on the Inner Edge of the Habitable Zone of the Nearby M-dwarf GJ 825’ başlığı altında online olarak yayında. Çalışmaya göre ekip, GJ 625’in radyal hız ölçümlerini kullanarak dünyanın ağırlığının 2-3 katı arasında bir büyüklüğe sahip olan gezegenin varlığını tespit etmek istemiş.

Bu keşif, kızıl cüce yıldızların çevresinde dolanan olası yaşanabilir gezegenlerin varlığını tespit etmek için çalışmalar yapan HARPS-N Red Dwarf Exoplanets Survey’in de bir parçasını oluşturuyor. Bu araştırma, La Palma adasında bulunan IAC’ye ait. Roque de Los Muchachos Observatory’nin 3.6 metrelik Galileo Ulusal Teleskobu’nun bir parçası. ‘Kuzey Yarımkürenin Yüksek Hassasiyetli Radyal Hız Gezegen Araştırmacısı’ adlı cihazıyla yapılıyor.

Ekip bu cihazı kullanarak üç yıllık bir çalışma sürecinde GJ 625’e ait yüksek çözünürlüklü spektroskopik veriler toplamış. Bir gezegenin çekim gücüne işaret eden yıldızın radyal hızındaki küçük değişimler hesaplanarak toplamda 151 spektra elde edildi. Böylece GJ 625 b gezegeninin kayalık yapıya sahip olma ihtimali olduğu ve dünyadan yaklaşık 2.82 kat daha büyük olduğunu ortaya kondu.

OKU ►  Hollanda’da, tüp bebek için kendi spermini kullanan doktor

Üstelik aynı zamanda mesafe ölçümü de yapabilen ekip, gezegenin yıldızından 0.078 güneş-dünya arası mesafede bulunduğunu gösterdi. Aynı zamanda yıldızın etrafındaki dönüşünü 14.628 günde tamamladığını ortaya koydu. Tabii tüm bu bulgular gezegenin yüzeyinde kesin olarak hayat belirtisi olan koşullar bulunduğu anlamına gelmemekle birlikte, ümit verici bir belirteç olma özelliği taşıyorlar.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here