Bu teknoloji, her alanda gerçekçi sanal ortamlar oluşturabilir

Bu teknoloji, her alanda gerçekçi sanal ortamlar oluşturabilir

Teknoloji dünyasının son zamanlardaki yeni gözdesi olan sanal gerçekliğin aslında ilk örneği 1968 yılında üretilmişti.

Üretilen bu cihazın dış görünüşü ürkütücüydü, bu ilk kasklı ekran, kafa hareketlerini, ağır olduğu için tavandan sarkıtılan mekanik bir kol ile takip ediyordu ve çift mercekli dürbününün gösterdiği grafikler düşük çözünürlüklü çizgilerden ibaretti. O zamanlar teknolojik araştırmaların sadece endüstriyel, üretim sağlık ve askeri amaçlar için yapılması nedeniyle kasklı ekranların geliştirilmesi kısıtlanmış ve sanal gerçeklik üzerinde çok durulmamıştı.

Onlarca yıl boyunca bazı bilim kurgu filmleri sanal gerçekliği konu olarak ele aldı. Günümüzde bu teknoloji artık bilim kurgudan ibaret değil.

Mikroçiplerin, yüksek çözünürlüklü ekranların ve hareket takip sensörlerinin geliştirilmesi, sanal gerçeklik kasklarını farklı bir teknolojik seviyeye taşıdı. Birçok sanal gerçeklik cihazları, geçmiştekilere kıyasla daha detaylı görüntü kalitesine, ultra hızlı sensörlere ve kafa hareket takibine ve çok daha geniş bir görüş açısına sahip oldu.

Sanal ortamı hissederek başka bir hayatı tecrübe etmek nasıl bir duygu?

Kasklı ekranlar, foto gerçekçilik ve ileri film yapım teknikleriyle birleştiğinde eğlence endüstrisinde yeni bir çağ başladı. Bu teknolojiye uyarlanan filmlerde ve bilgisayar oyunlarında, gerçek dünya ile bağı tamamen kesilen kişi, kendisini sanal ortamdaki ana karakterin yerine koymakta, ve çekilen sahneleri veya kurgulanan oyunu yaşıyormuş gibi hissederek başka bir hayatı tecrübe etmektedir.

OKU ►  Disney, gerçek bir topu VR'da yakalayabilmeniz için bir sistem geliştirdi

Ayrıca sanal gerçekliğin kullanım alanı sadece eğlence sektörüyle sınırlı değildir. Ordular bu teknolojiyi askeri talimler ve tatbikatlar için kullanmakta ve birlikler savaşın zorlu şartlarına uyum sağlamak için sanal gerçeklik ortamında eğitim görmektedirler.

Sağlık sektöründe de kullanılmaya başlanan bu teknoloji, fobik rahatsızlıklara sahip hastaların, korkularıyla dijital alemde yüzleşmelerini sağlamaktadır.

Yakın gelecekte hayatı yaşayış şeklimizi büyük ölçüde değiştirebilecek bu teknoloji, her alanda gerçekçi sanal ortamlar oluşturabilir.

Gelecekte sanal gerçeklik teknolojisi sayesinde, satın almayı düşündüğünüz bütün evleri fiziksel olarak gitmeden gezebilir ve bir ön eleme yapabilirsiniz.

Bununla beraber öğrenciler tarih derslerinde anlatılan mekanları ve savaşları, sanal gerçeklik sayesinde deneyimleyebilir veya öğretmenler öğrencileri ile berabar dinazor iskeletlerine sahip müzelere veya sanat galerilerine dijital turlar düzenleyebilir ve derslerini bu ortamlarda anlatabilirler.

Sanal gerçeklik ile yapay zekanın birleştiğini hayal edin

Ayrıca sanal gerçeklik cihazları yapay zeka ile birleştiğinde, uzaktan eğitim imkanlarını arttıracağı için günümüzdeki okul ve öğretmen sistemini büyük ölçüde etkileyebilir. Öğrenciler önceden hazırlanmış ders anlatımlarıyla evden eğitim görebilecekleri için sınıflara ve okullara eskisi kadar katılmak zorunda kalmayabilirler.

OKU ►  Facebook, Apple ve diğer büyüklerden kadın çalışanlara ilginç teklif

Bilim adamları yakın gelecekte, kan hücresi büyüklüğünde nano teknolojik cihazların, vücudumuzu sağlıklı tutması için yapay akyuvar ve alyuvar görevinde kullanılabileceğini ve bu robotik maddeciklerin nöronlarımızla doğrudan etkileşime geçebileceğini öngörmektedirler.

Biyolojik ölçüde sinir sistemimiz ile irtibat kurabilecek bu cihazlar bilinç seviyemize çıkabilir ve beynimizin internet ağı ile direk iletişim kurmasını sağlayabilir.

Bilgisayar cipleri geçmişte defalarca kez insan beynine yerleştirilmiş ve protez cihazlarının düşünce gücüyle hareket ettirilebilmesi kanıtlanmıştı.

Gelecekte insan beyninin ve bilgisayar teknolojisinin sınırları zorlanarak bir insanın sanal bir hayatla öznelleştirilebilmesi ve böylelikle sanal gerçekliğe aktarılan bilinçlerin dijital ortamlarda yaşatılabilmeleri sağlanılabilir.

Bunun yanında bazı uç tahminler ise insan hafızasının bir bilgisayar diskine yüklenebileceği yönündedir.

Beynimizin sinir sistemi üzerinden bilgisayarlarla iletişim kurabilmesi, bize düşüncelerimizi hiç konuşma zahmetine girmeden istediğimiz kişilere aktarma fırsatı sağlayabilir. Böylece beş duyunun yardımı olmaksızın, kişiler arasında gerçekleştirilecek düşünce aktarımı diğer bir deyişle telepati mümkün olabilir.

Bugünün tasarlanmış olan görüntü grafikleri otuz yıl öncesine kıyasla çok farklı bir noktaya geldi. Belki teknolojinin günümüzden otuz yıl sonraki haliyle  dünyamızın tarihini keşfetmek ve anlamak similasyonlar ve sanal gerçeklik sayesinde olacak ve böylelikle kurgulanmış sanal dünyalarda zaman yolculuğu yapabileceğiz ve geçmişi tahmin edilen tüm gerçekliğiyle deneyimleyebileceğiz.

OKU ►  Spam Nedir?

Belki birgün dünyamızın tamamen detaylı sanal versiyonları üretilecek ve bu ayrı dünyalar sayecesinde gelecekte gerçekleşebilecek doğal felaketler önceden tahmin edilecek ve bunlara karşı önlemler alınarak insanlık korunabilecektir.

Günümüzdeki süper bilgisayarlar, bugün uzayın milyarlarca yıl önceki halini kısmen simüle edebiliyorsa, gelecekte birgün bilgilerimiz ve hayallerimiz doğrultusunda yapay evrenler simüle edilebilir ve bu yapay evrenlerde yeni hayatlar oluşturarak yaşayabiliriz.

Sanal ortamda mı yoksa gerçek dünyada mı yaşıyoruz?

Felsefeciler binlerce yıldır içinde yaşadığımız dünyanın gerçekmi yoksa simülasyonmu olduğunu sorgulamakta, eğer insanlık dünyanın ve evrenin simülasyonunu oluşturabilecek kapasitedeyse, bizim şu an içinde yaşadığımızı sandığımız dünyanın, vücudumuzun ve fikirlerimizin aslında bir simülasyon olma ihtimali imkansız değildir.

Çünkü teorik olarak bir insanın beynini vücudundan çıkararak bir bilgisayara bağlayabilir ve elektrik sinyalleri gönderilerek bu kişiye yapay duygu hissiyatı sağlanabilir ve önceden kurgulanmış sahte anılar yaşatılabilir. Bu duygularla beslenilen beyin, bir bilgisayar ortamında mı yoksa gerçek dünyada mı olduğunu asla ayırt edemez.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here