Bethesda'nın 'Prey' yenilemesi sizi her şeyden korkutacak

Prey tamamen aldatmacaya dayalı bir oyun.

Özünde first-person shooter(FPS) olan oyunumuzun hikayesi oldukça basit bir şekilde başlıyor. Hikayede kardeşinin meşhur olan araştırma şirketinde yeni işe başlayan bir bilim insanını canlandırıyoruz. Yatak odasında uyanıyoruz, etrafı keşif amaçlı bir kolaçan ediyoruz. Akabinde evin çatısında yer alan pistten helikoptere binerek işimize doğru yol alıyoruz. İlk gün diye boşlamıyorlar bizi ve, yeni başlayanlar için bir kaç teste tabi tutuyorlar. Her şey yolunda gidiyor gibi gözüküyor, tıpkı Valve’nin 1998 yapımı Half Life klasiğinde olduğu gibi bir anda ortalık cehenneme dönüşüyor. Bulunduğunuz yerleşke de uzaylılar fink atarken, bu da yetmezmiş gibi bir de saldırı sırasında bayılıyoruz.

2006 yapımı aynı isimli oyunu yeniden bizlere anlatacak bu oyunda, işte bunlardan sonra Prey gerçeklikle olan bağlantımızı sabote etmeye başlıyor. Sanki 30 dakika önce olanların hepsi bir kötü rüyaymış gibi tekrardan yatak odamızda uyanıyoruz. Ama tekrardan etrafta gezinmeye başladığınızda bir apartmanda olmadığınızı fark ediyoruz. Hayatınızdaki parçaları simüle eden büyük bir ses-sahnesinin içinde olduğunuzu anlıyorsunuz, tıpkı Truman Show filmindeki gibi (izlemediyseniz tavsiyemizdir). Bu ses-sahnesinden kaçmayı başardıktan sonra öğreniyorsunuz ki gelecekten çıkma duran San Francisco’da değiliz. Onun yerine büyük oranda terk edilmiş gözüken bir uzay istasyonundayız. Tabii önceden rüya sandığımız görüntülerden biri gerçek-ki o da uzaylıların istasyonu istila etmiş olması.

Bu bahsi geçen istilacı uzaylılar da biraz düzenbaz. Yani düzenbazdan kastım aldatma sanatını icra ediyorlar. Bire bir de kendilerini ortaya çıkarmıyorlar ama elinizdeki ingiliz anahtarını etrafa iki savurmanızla onları açığa çıkarabiliyorsunuz. Şunu da belirtmeliyim ki bu uzaylılar birer sürpriz ustası. Uzay istasyonundaki her hangi bir gündelik eşyanın şekline bürünüp, saldırmak için doğru zamanı bekliyorlar. Biraz sinsiler anlayacağınız. Örneğin envanterinize sonra ben bunu bir yerde kullanırım diyerek aldığınız epeyce zararsız gözüken bir obje beklemediğiniz bir anda size saldırıp acemiliğinizden yararlanarak sizi öldürebilir. Bir sonraki envanter doldurma anlarınızda daha dikkatli olmanıza neden olabilir. Bizden söylemesi.

OKU ►  ‘Flappy Bird’ün yapımcısı yeni bir sinir bozucu oyunla dönüyor

Oyunun ismi (Prey: av,kurban,yem) bile kendisi gibi biraz aldatıcı. Oyun geliştiricilerinin de belirttiği gibi isim dışında bu oyunun bir önceki oyunla aynı ortak bir hikayesi yok. Orijinal Prey hikayesi 2006 yılında piyasaya sürüldükten kısa bir süre sonra bir devam oyunun çıkacağı açıklanmıştı. Ancak Bethesda 2011 yılında olaya elini atmadan önce “geliştirme süreci kuyusu”ndan bir türlü çıkamamıştı.

Bir kaç yıl sonrasında, ortaya yeni gelecek olan oyunun, Prey 2 adı altında yapılan tüm geliştirmelerin bir kenara bırakılarak baştan aşağı yeniden yapılacağını belirten haberler çıktı. İşin ironik kısmı, orijinal Prey oyunu ile 2017 versiyonu arasındaki en büyük ortak özellikleri uzun süren geliştirme süreçleri… Orijinal Prey 2006 yılında Windows ve Xbox 360 için piyasa sürülmeden önce 10 yılı aşkın süren bir geliştirme sürecinden geçmişti.

Tabi ki iki oyun arasında benzerlik olan noktalarda var. Mesela uzaylıların geçmesi, uzay teması, bilim kurgu ögeleri orijinal oyunla benzer özellikler taşıyor.  Tabi bu bahsettiklerimiz geniş birer taslak. Lakin şu da var ki, Bethesda’nın iki Dishonered oyunu ile daha çok ortak noktaları mevcut.

Baş tasarımcı Ricardo Bare “Hangi türde oyun yaparsak yapalım, her zaman yapmaya çalıştığımız iki şey var. Birincisi geçen dünyayı olabildiğince derin ve zengin içeriklerle detaylı yapmaya çalışıyoruz. O dünyaya da sanki bir karaktermiş gibi özen gösteriyoruz. İkinci olarak ise oyunculara ilginç aletler, araçlar, güçler(özellikler) vermek. Bu şekilde, onları karşılaştıkları problemlere çözüm üretmek için çeşitli, değişik yollara başvurmaları adına cesaretlendirmiş oluyoruz.  ”

OKU ►  Dünya'nın ilk canlı bomba tespit cihazı 'AKBA'

Oyunun demo versiyonundaki dünya geniş ve keşfetmeye teşvik edecek cinste duruyor. Ayrıca oyun fiziği ise sizde olabildiğince eşya ile etkileşime geçip bir şeyler yapma hissi uyandırıyor. Oyunun ilk bölümü her ne kadar düz bir senaryo niteliğinde, lineer geçse de geliştiricilerin ortak dedikleri şey, oyuncuların oyundaki ilerleyişlerini çok daha farklı yollara başvurarak tamamlamalarını sağlamak.

Baş sistem tasarımcısı Seth Shain ise “Katiyetle oyun içinde bir yere sadece bir yoldan varılması için çalışmıyoruz” diyor. Shain ve Bare’in dediklerine göre oyun için soft ve hard gates olmak üzere iki mekanizma var. Soft gates (yumuşak geçit)olan kısımlardan geçmek için oyuncular birden çok yol üretebilecekler. Hard gates (sert geçit) ise oyunun ana hikayesinde ilerlemeniz için gereken belirli bir beceriyi veya bir objeyi barındırmanız gereken ve bu şekilde ilerlemenize izin veren mekanizma.

Benzer bir şekilde, uzaylılar ile ne şekilde karşılaşılacağı önceden yazılmamış. “Bu tamamen onların yapay zekasının bir parçası. Bir odaya girdiklerinde hangi objeye dönüşeceklerini kendileri biliyorlar. Herhangi bir boyuttaki her türlü fiziksel objeye dönüşebileceklerinin farkındalar. Geliştiriciler olarak bizi bile şaşırtmayı başarıyorlar. Hangi objenin içinden ne çıkacağını bizlerde bilemiyoruz” diyor Bare.

Prey’in demo versiyonunda oyunculara alışkın olmadıkları objeler ve silahlar verileceği gösterilmişti. Şöyle bir örnek senaryo sunabiliriz bu duruma. Demo versiyonu oynarken ilk başta elimizde ingiliz anahtarı var. Bir kaç darbe ile karşımıza çıkan uzaylıları benzetebiliyoruz. Akabinde büyük damlacıklar atarak geldikleri yerlere onları hapseden bir silah ile tanışıyoruz. Buradan itibaren bütün demo boyunca mermi atan bir silah kullanmıyorsunuz. Bir FPS oyunu için gerçekten yenilikçi bir detay bu.

OKU ►  PIN kodları rahatlıkla çalınabiliyor

Shain’in dediğine göre hikayenin bir kısmında ilerleyebilmek için bir dartı odanın uzağındaki bir kapıyı açmak için kullanmamız lazımmış. Tabi ki bunu ofiste eskiden çalışan birisinin masasındaki bir nottan akıl etmemiz gerekecekmiş.

Bu oyunun muazzam bir deneyime dönüşeceğini söylemek şu aşamada biraz erken. Ancak demo göz önünde bulundurulursa, diğer FPS oyunlarından daha değişik bir deneyim bize sunacağından şüphemiz yok. Ürkünç uzaylılarla savaşıyor olabiliriz ancak değişik toplar atan silahlar, söz verildiği üzere yapılırsa doğaçlama bir şekilde çözülmeye çalışılacak problemler bu oyunu epeyce keyifli yapacağa benziyor.

Shain son olarak diyor ki “İnsanların paranoyasıyla, korkularıyla oynamak, özellikle oyunun giriş bölümünde oyuncuyu kandırılmış hissetmesini sağlamayı istediğimizi biliyorduk.  Ondan sonra ortaya çıkan mimikler (obje olmuş uzaylılardan bahsediyor) oyunun içindeki çevreye bile güvenemeyeceğinizi hissettiriyor. İşte bu bizim başlangıçta amaçladığımız temel öge idi.”

Öyle ya da böyle  bir şekilde Prey’i oynarsanız korkmamak için biraz zorlanmanız gerekecek gibi duruyor. Mimiklerle dolu bir uzay istasyonu kim bilir daha nelere sürükleyecek oyun severleri. Eğer siz de bu oyuna erişmek istiyorsanız 5 Mayıs tarihine kadar sabretmeniz gerekiyor. Oyun PC, PS4 ve Xbox One platformlarında oyuncularla buluşacak. Şimdiden kandırılmaya hazır olun !

Not: Son olarak sizlere  Prey’in Bethesda tarafından yayınlanan 8 dakikalık oynanış videosunu sunuyoruz. İyi seyirler.

1 YORUM

  1. Bir hayli meraklandırdı bu oyun türü.Normalde korku oyunlarını sevmem ama Alien:İsolation oyununu korkarak ve severek oynamışlığım var.Sırf uzayı ve uzay gemisine meraklı olduğum için.Ayrıca vr destekli olursa daha güzel bir deneyim yaşatacağını umuyorum 🙂

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here