Moleküler Onkoloji Tedavi Merkezi

“KİŞİYE ÖZGÜ TEDAVİ VE MOLEKÜLER ONKOLOJİ MERKEZİ” BASIN LANSMANI TÜBİTAK BAŞKANI PROF. DR. A. ARİF ERGİN’ İN KATILIMIYLA GERÇEKLEŞTİRİLDİ.

Türkiye’nin İlk Kişiye Özgü Tedavi ve Moleküler Onkoloji Merkezi

Moloküler Onkoloji Tedavi Merkezi,ülkemizde her yıl yaklaşık 200 – 250 bin yeni kanser hastasına tanı konmaktadır. Artan tedavi imkânlarıyla birlikte toplumdaki kanserli hastaların sayısı da aynı oranda artmaktadır. Kanser tedavisi günümüzde temel olarak cerrahi,  radyoterapi ve kemoterapi üzerine kuruludur. Ancak yıllar içerisinde kanser biyolojisi konusundaki bilgilerimiz arttıkça kanserin kişiye özgü olduğu ve her hastanın kanser tedavisinin de özel olması gerektiği ortaya konulmaya başlandı.

Hastadan alınan tümör örnekleri gerekli moleküler taramalardan geçirilerek, o hastanın tümörünün biyolojik özellikleri ortaya çıkarılmakta, bozulmuş olan noktalar ve en etkili ilaçlar tespit edilerek hastaya özgü kanser tedavileri dizayn edilebilmektedir. Ancak hastanın kanserinin genetik mutasyon analizleri yapılarak hastalığın haritalanması ve en uygun akıllı moleküller belirlenerek hastanın en doğru şekilde tedavi edilmesini sağlayan (Next Generation) yeni jenerasyon genetik testler ülkemizde yapılmamaktadır. Bu testlerin ülkemizde gerçekleşememesi nedeniyle; ülkemiz ciddi döviz kaybına uğramaktadır. Ayrıca, ülkemiz insanın genetik yapısı ve kanser mutasyonları hakkında da yabancı firmalar bizden daha çok bilgi sahibi olmaktadır.

OKU ►  Amazon, Whole Foods’u 13 milyar dolara satın aldı

Kanser Tedavisin’de Moleküler İnhibitörler Video Konferansı;

Moloküler Onkoloji Tedavi Merkezi Kişiye özgü tedavilerin diğer önemli bir ayağı ise hangi kemoterapi ilacının hastaya en yararlı olduğudur.

Hangi molekülün hangi hastaya yararlı olacağını belirlediğimiz gibi hangi kemoterapi ilacının hangi hastada en etkin olduğunu belirleyen testlerin de yapılması gerekmektedir. Kemosensitivite testleri iki farklı şekilde yapılmaktadır: Dokudan ve kandan. Dokudan yapılan testler ülkemizde başarılı bir şekilde yapılabilmektedir. Ancak her zaman hastalardan yeterli doku alma şansı bulunmamaktadır. Bu nedenle kandan yapılan testler de önem arz etmektedir. Bu testlerde ülkemizde yapılamamakta ve yurt dışına insanımızın kanları gönderilerek raporlar temin edilmektedir. Ancak bu testleri ülkemizde yapabilecek insan gücü bulunmaktadır. Bu testin ülkemizde yapılabiliyor olması hem döviz kaybını engelleyen hem insanımızın verisini koruyan hem de sağlık turizminde ülkemiz güçlenecektir.

Ülkemizin çıkarlarını korumak için bu testlerin ülkemizde yapılması ciddi önem arz etmektedir. Ülkemizde bu testleri yapabilecek bilim insanları vardır. Özellikle TÜBİTAK ve üniversitelerdeki öğretim üyelerimiz hem deneyimli hem de bu konuda tecrübe sahibidirler. TÜBİTAK Marmara Teknokent bünyesinde, Doğu Marmara Kalkınma Ajansı’nın (MARKA) finansal desteğiyle kurulacak merkezimizle bu testler yapılarak yurt dışına bağımlılığımızı ortadan kaldıracağımız gibi kendi insanlarımızın genetik dokümantasyonunu da kendimiz yapabileceğiz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here