İngiltere’nin bilinen internet servis sağlayıcıları dijital korsanlığı frenlemek adına yeni bir proje başlattılar. Telif hakkı sahipleri ve İngiliz hükümetinin öncülük ettiği, medyanın yasal kaynaklarını desteklemeye dönük daha büyük bir kampanyanın parçası olarak internet servis sağlayıcıları ‘Voluntary Copyright Alert Programme (Gönüllü Telif-hakkı Uyarı Programı)’ na kayıt oldular. Bu program altında ISP’ler kullanıcılarına, IP adresleri yasal olmayan dosya paylaşımına müdahil olduğunda uyarı mahiyetinde e-posta göndermeyi kabul etmiş oluyorlar. Bu e-postalar içerik olarak tehditten çok insanları yapmış oldukları bağlantıda ne olup bittiği ile ilgili bilgilendirme yapan ve olası diğer yasal yollara yönlendiren öğretici içeriğe sahip olma özelliği taşımaktalar. Fakat bir sorun var : işe yaramıyor.

İngiliz servis sağlayıcıları bunu daha yeni uygulamaya koyuyorlar ki bundan daha berbat bir zamanlama olamazdı. Biliyorsunuz ki Amerika’daki ISP’ler bütünüyle aynı şeyi yıllardır yapıyorlar ve yakın bir zamanda hemen hemen İngiltere’dekinin tıpkısı olan ‘Telif-hakkı Bildirim Sistemi’nden vazgeçtiklerini bildirdiler. Projenin ilerleyişi ile ilgili birkaç yıl sessiz kaldıktan sonra Telif-Hakkı Bilgi Merkezi (Bildirim sistemini oluşturan çapraz-endüstri organizasyonu) Cuma günü feragatini beyan eden kısa bir basın bülteni yayınladı. Bültende “Dört yıllık yaygın tüketici eğitimi ve istihdamından sonra ‘Copyright Alert  System(Telif-hakkı Bildirim Sistemi)’ çalışmasına son verecektir” deniliyor.

OKU ►  Mültecilerin işini kolaylaştıracak yeni bir uygulama

Programla ilgili sorun nerede

Programın tutmamasına dair belirgin bir sebep bulunmazken (halbuki bildiri bunu bir başarı olarak adlandırıyor) kepenkleri kapatıyor olmak bir çok şeye işaret ediyor. The Motion Picture Association of America (MPAA) (Center for Copyright Information üyesi) bu projeye katkı sağlayanlardan. Variety’nin bildirdiğine göre MPAA’dan Steven Fabrizio bildirimlerin, insanları lisanssız korsan kullanımlarından caydırma noktasında çok az işe yaradığını söyledi. “ Sistem, tekrarlı ve mütecaviz ihlalcilerle baş etmek üzere kurulmamıştı. Bu inatçı ihlalciler ISP’leri tarafından ‘Digital Millenium Copyright Act’ tarafından belirlenen politikalar dahilinde ifşa olunmalıdırlar” şeklinde yorumda bulundu.

Uyarıların hırs küpü korsanlara engel olmakta etkisiz olduğunu duymak sürpriz olmaktan uzak olsa gerek. Nihayetinde bildirimler ‘eğitici’ olma tabiatındaydı ve yasal bir işleme dair herhangi bir tehdit içermiyorlardı. ‘Sizi izliyoruz’ mesajı dahi bazılarının dilini yutmaları için yeterli olabilirdi. Tekrarlı olarak suç işleyenlerin bazıları bir çok durumlarda bir IP adresinin telif-hakkı ihlali durumunda belirli bir kişiye işaret etmesi için yeterli kanıt olmayacağının farkındalar. Özet olarak, sınıfın arkasında oturan çocuk dersi dinlemiyorsa eğitim metodunuzu kaç kez denediğinizin bir önemi kalmıyor. Ve bu sebep için bir göz altı kararı da çıkaramazsınız.

OKU ►  Google’ın 1 milyondan fazla internet sitesini kaldırması istendi

Bu bildirimlerle ilgili dile getirilecek başkaca kaçınılmaz sorunlar da mevcut. Dosya paylaşım sisteminin karşıdan-karşıya mantığı ile çalışıyor olması kullanıcının IP adresini açığa çıkardığı için (VPN kullanmadıkları sürece) bildirimler az ya da çok özellikle torrent kullanıcılarını hedef almaktadır. Yani doğrudan indirme sitelerini, korsan-kullanımı yayan servisleri ya da diğer benzeri ortamları kullanan herhangi biri bu bildirimleri almıyor ve bu da bildirimlerin etkisini sınırlandırıyor. Şu da var ki torrent kullanıcıları ansızın radardan çıkarlarsa daha anonim bir illegal içerik kaynağına geçiş yapmayacaklarını kim söyleyebilir?

Bütün bu faktörler göz önünde bulundurulduğunda , ‘Telif-hakkı Bildirim Sistemi’nin İngilizlerin yeni ‘Gönüllü Telif-hakkı Bildirim Programı’ gibi, daha çıkışından itibaren çuvallamaya mahkum olduğu söylenebilir. Hatta Amerika’daki sisteme oranla İngiliz versiyonu daha da zayıf, zira sıfır yankı edinebildi. Halbuki Amerika’da ISP’ler birkaç uyarı gönderdikten sonra internet bağlantısını yavaşlatabiliyorlardı. Şu var ki Amerikan uyarı programı şüphesiz ki bazı korsanları legal yollara sevk etti fakat belli ki projenin canlı tutulmasını haklı çıkaracak yeterlilikte değil.

Belli ki eğitici e-posta uyarıları işe yaramayacak ve endişemiz odur ki telif-hakkı sahipleri de bu tip kampanyaların an itibariyle gösterecekleri başarı hususunda endişeliler. Özellikle ‘streaming (canlı yayın)’ servisleri sayesinde Amerika ve İngiltere’de müzik gelirleri geçtiğimiz yıl arttı. Yasal olan bu online servislerin video üzerinde de yankısı oldu. İngiltere’de bu yolla ilk kez 2016 genelindeki fiziksel disk gelirinin toplamını gölgede bırakan kazançlar elde edildi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here