Herhangi bir şeyi kişisel bir deneyimmiş gibi hissettiriyor

Sanal Gerçeklik (Virtual Reality) ortamı, Dear Angelica gibi mükemmel gösterimlere ve kurgulara imkan veren yeni bir ortam. Fakat bu ortamın asıl gücü (ve tehlikesi) herhangi bir şeyi kişisel bir deneyimmiş gibi hissetmeye dönüştürme kabiliyetinde yatıyor.

Seyircinin hislerini somutlaştırmak, Oculus Story Stüdyosu’nun bugün Sundance’te galası yapılacak son kısa filmi olan Dear Angelica’nın kalbinde. Annesini (Angelica-seslendiren Geena Davis)  yakın zamanda kaybeden bir kızın (Seslendiren Geena Davis) anılarını yeniden yaşamasını konu edinen filmi izlerken biz seyirciler, etrafımızı fırça darbesi fırça darbesine çevreleyen canlı, boyalı manzaraların duygusal gösterimi arasında kaybolduk gittik.

Ben, film yönetmeni olan Saschka Unseld ile birlikte oturma ve kendisine böyle özel bir projeyi Oculus Story Studio ekibi için yapmaya neyin sebep olduğunu sorma fırsatını yakaladım.

Unseld “Her bir proje ile yeni bir kapıyı açarız ve evet bu ilginç bir şey deriz. Henry’den önce VR formunda olan bu tip bir şey yoktu” dedi. “Lost’tan önce böyle bir şey VR formunda yoktu ve Dear Angelica için de hikaye ve öykü anlatımı açsından yoktu”.

OKU ►  Facebook 'Sanal Gerçeklikle' gerçek hayatları gasp etmenin peşinde

Oculus Story Studiosu’nun son önemli projesi olan Henry, bir çok açıdan VR’ın yaşayabilirliğini ispat etmek için gösterilen bir mücadeleydi. Film Pixar benzeri şirin bir kirpiyi konu edinir. Bu kirpi iğneli dikenlerine rağmen sarılmayı çok sever. Onun bu huyu, bir doğum günü partisindeki balon hayvan kalabalığı ile tanıştırılması esnasında sorun haline gelir. Hikaye seyircilere aşık olabilecekleri ilk VR karakterlerinden birini vermişti ve film, orijinal VR içerikli bir parçaya verilecek ilk Emmy ödülünü kazanmak için elinden geleni yaptı”.

Angelica ile açılmaya başlayan kapı, yüz bilgisayarı hayranı bir seyirci ile sanal bir kahraman arasındaki bariz olmakla birlikte değişken özellik gösteren bir ilişkiyi tasvir ediyor görünüyor. Unseld, her ne kadar fiziksel olarak kız evladın yerinde bulunuyor olmasanız da, onun hikayesini kendinize ait düşüncelermiş gibi duyacağınızı ve onun acısını kendi içinizden geliyormuş gibi hissedeceğinizi iddia ediyor.

Unseld “Her ne kadar gerçek anlamda ana karakterin cisminde olmasak da, ana karakter biziz” dedi.

Seyircilerin nazarında yer edinme potansiyelinden kaynaklanan bu denli kontrolsüz bir ortam için Dear Angelica’nın gücü, ruhunuzu Angelica’nın acısı ve coşkunluğu ile aynı çizgiye getirmesinden ileri geliyor. Bu hisleri canlandırmak için daha fazla yer var : video oyunu ile film arasındaki çizgilerin belirsizleştiği ve seyircilerin hikayelerini  gerçekleştikleri şekilde tekrar yazmalarına imkan veren bir zamana doğru hızla yaklaşıyoruz. Bu değişiklik film yapımcıları için sinir bozucu olabilir fakat sanal gerçeklikte her şey hızla evrim geçiriyor.

OKU ►  Artık Instagram’da işaretlediğiniz resimleri özel koleksiyonlara dönüştürebileceksiniz

Bu filmi Story Studio’daki ekip için özel kılan şey, bütünüyle VR dahilinde yapılmakta olan filmin nasıl hazırlandığıydı.

Unseld bana “En zor şey hikayeyi anlatırken aleti hazırlıyor oluşumuzdu” dedi. “Dolayısı ile bu şeyin sonunda çalışacağına ve insanların hikayeyi yaşayacaklarına dair yoğun bir inanç sıçraması yaşadık”.

Gelişmenin seyri boyunca teknik ekip, sanat yönetmeni Wesley Allsbrook’un, Angelica’nın kızının rüyalarını ve anılarını kare kare boyaması için aletler yaptılar. Bu aletler Rift/Touch kullanıcılarının indirip kendilerine ait hikayeler yapabilmelerini sağlayan yaratıcı bir alet olan Quill’e dönüştüler.

Dear Angelica belki de, büyük ihtimalle ulaşılabilirliği sebebiyle Story Studio’dan çıkan en önemli film. Önceki filmler festivallerde ve etkinliklerde vitrine konulurlarken bu proje, Oculus Rift kulaklığının kullanıcıya dağıtımından sonra Story Studio’nun uygulamaya koyacağı ilk proje. Günün ilerleyen saatlerinde sisteme sahip olanlar filmi indirip, tıpkı Park City, Utah’taki festivale gidenlerin yaşadıkları sürükleyici deneyimde olduğu gibi evlerinde izlerken aynı deneyimi yaşayacaklar.

Henüz tomurcuklanan sanal gerçeklik endüstrisi için Sundance bir keşiften çok onaylama gibi.

OKU ►  Matterport kendi sanal gerçeklik mekanlarını iPhone'a getiriyor

Unseld “Şurası ilginç ki Sundance, ne kadar mesafe kat ettiğimizin ve farklı cins görüşlerin bir yıl öncesine nazaran şu anda ne duruma geldiklerinin tuhaf bir belirteci” dedi.

Filmde Angelica’nın kızı annesinin kaybını, annesinin etkisiyle hayatını dolduran çeşitli hatıraların (gerçeğe dönüştürülmüş ve görüntüye aktarılmış biçimde) verdiği teselli ile uzlaştırabiliyor.

Dear Angelica bizleri dönüşümlü olarak yalnız, kendine yabancılaşan, kaygısız ve sınırsız gibi hissettiren, fakat en çok da boşluğu doldurmak için ürettiğimiz, bir çeşit sanal gerçeklik olan kendi gerçeklerimiz hakkında olabildiğince fazla şey göstermeye çalışan, bir çok şeyden daha kapasiteli görünen bir film.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here