Trump, Obama’nın telefonunu dinlettiğini iddia etti

Yalancıların mumu artık sonsuza kadar yanıyor

Dün sabah erken saatlerde Başkan Donald Trump, kendi başkanlık kampanyasının altını kazmak için Barack Obama’nın Trump Tower’ı dinlettiğini iddia eden ve bu yapılan şeyin yasallığını sorgulayan bir dizi tweet attı.

Trump’ın azarı Breitbart’ın bir makalesinde dile getirdiği iddialardan kaynaklanıyor gibi görünüyor. Söz konusu komplo teorisine göre; kampanya esnasında Obama yönetimi Trump Tower’ı gözetleme emri verdi ve sonrasında da gözetlemeye devam edildi. ‘Trump Kayıtları’ ve ‘Michael Flynn Skandalı’ olarak bilinen olaylara dair bilgilerin de basına sızmasını sağladı. Böylece göreve yeni başlayan Trump yönetiminin altını kazmaya teşebbüs etti. Radyo kanalı Mark Levin bu olayı ‘sessiz darbe’ olarak yorumlamış, soruşturma yürütülmesini talep etmişti.

Durumla ilgili bir kişi Bloomberg’e, Başkan Trump’ın iddia olunan dinleme olayı ile ilgili bilgisini Breitbart’ın haberine dayandırdığını söyledi.

Obama’nın bir sözcüsü de iddiaların düpedüz yalan olduğunu, Beyaz Saray’ın resmi bir soruşturmaya müdahil olmadığını belirtti.

OKU ►  Twitter’dan Trump’a gönderme; “Gururla Amerika'daki göçmenler tarafından yapıldı”

Bu olay Başkan Trump’ın aşırı sağcı ya da muhafazakar eğilimli yayınlarla daha geniş çaptaki halkın geneline yönelik yayın yapan yayın kuruluşları arasında ne çeşit bir köprü görevi gördüğünü gösteren bir başka örnek. Trump’ın baş stratejisti ve kıdemli danışmanı Stephen Bannon, Breitbart’ın daha önceki sorumlu yöneticisi olmakla birlikte, Başkan Trump’ da son haftalarda Fox News’ten alıntılanan konu başlıklarını doğrudan Twitter üzerinden yansıtmakla meşgul.

Trump yönetiminin geçirdiği zorlu haftayı müteakiben atılan tweetler ve Başkan’ın yakın geçmişi manipüle etmek ya da değiştirmek için Twitter’ı kullanmasının pek bir ehemmiyeti yok. Zira 2016 kampanyaları esnasında Rus elçi ile irtibatı olduğu ortaya çıkan savcı Jeff Sessions, seçimler esnasında Rus’ların müdahalesi olduğuna yönelik iddialarla ilgili soruşturmalardan hafta başı itibariyle çekilmişti. Aynı zamanda seçimler esnasında herhangi bir Rus müdahalesi olup olmadığını netleştirmeye dönük birkaç kongre ve istihbarat soruşturması da işlemde bulunuyor.

OKU ►  Trump hacklerin Rus kaynaklı olduğunu söyledi

Başkan Trump’ın Tweetlerinde atıfta bulunduğu Yabancı Istihbarat Gözetleme Mahkemesi (FISA)’nin araştırma izni aslında yeni değil : Heat Street’in 7 Kasım 2016 tarihinde yaptığı haberde FBI’ın Ekim ayında Trump Tower’da bulunan ve birkaç Rus bankasıyla bağlantısı olabileceği düşünülen sunucunun araştırılmasına dair soruşturma iznine atıfta bulunulmuştu. Daha önce yaz aylarında mahkemeye yapılan başvuru reddedilmişti. Breitbart’ın zaman çizelgesi, önceki FISA talebi ile geçen yıl boyunca gerçekleşen diğer olayları birbirine bağlıyor: Wikileaks’in yaptığı Clinton’ın kampanya e-postalarına dair yayınlar, Trump’ın Rusya tarafından yapılacak daha fazla hackleme ile ilgili ‘şaka’sı, ve Kampanya başkanı John Podesta’nın Ekim ayındaki e-postaları bir araya getirildiğinde bu olayların Ekim ayında verilen soruşturma iznine işaret ettiği ortaya çıkıyor.

Trump konuyla ilgili olarak verilen soruşturma izninin yasallığını sorgulasa da bu tip bir eylem kesinlikle yasaldır. FISA mahkemesi, iletişimi kesme noktasında geniş güçlerle donatıldı ve bu kurum şu anda Trump yönetiminin ellerinde bulunan güvenlik aracının bir parçası.

Yalancıların mumu artık sonsuza kadar yanıyor

Dün sabah erken saatlerde Başkan Donald Trump, kendi başkanlık kampanyasının altını kazmak için Barack Obama’nın Trump Tower’ı dinlettiğini iddia eden ve bu yapılan şeyin yasallığını sorgulayan bir dizi tweet attı.

Trump’ın azarı Breitbart’ın bir makalesinde dile getirdiği iddialardan kaynaklanıyor gibi görünüyor. Söz konusu komplo teorisine göre; kampanya esnasında Obama yönetimi Trump Tower’ı gözetleme emri verdi ve sonrasında da gözetlemeye devam edildi. ‘Trump Kayıtları’ ve ‘Michael Flynn Skandalı’ olarak bilinen olaylara dair bilgilerin de basına sızmasını sağladı. Böylece göreve yeni başlayan Trump yönetiminin altını kazmaya teşebbüs etti. Radyo kanalı Mark Levin bu olayı ‘sessiz darbe’ olarak yorumlamış, soruşturma yürütülmesini talep etmişti.

Durumla ilgili bir kişi Bloomberg’e, Başkan Trump’ın iddia olunan dinleme olayı ile ilgili bilgisini Breitbart’ın haberine dayandırdığını söyledi.

Obama’nın bir sözcüsü de iddiaların düpedüz yalan olduğunu, Beyaz Saray’ın resmi bir soruşturmaya müdahil olmadığını belirtti.

OKU ►  Twitter’dan Trump’a gönderme; “Gururla Amerika'daki göçmenler tarafından yapıldı”

Bu olay Başkan Trump’ın aşırı sağcı ya da muhafazakar eğilimli yayınlarla daha geniş çaptaki halkın geneline yönelik yayın yapan yayın kuruluşları arasında ne çeşit bir köprü görevi gördüğünü gösteren bir başka örnek. Trump’ın baş stratejisti ve kıdemli danışmanı Stephen Bannon, Breitbart’ın daha önceki sorumlu yöneticisi olmakla birlikte, Başkan Trump’ da son haftalarda Fox News’ten alıntılanan konu başlıklarını doğrudan Twitter üzerinden yansıtmakla meşgul.

Trump yönetiminin geçirdiği zorlu haftayı müteakiben atılan tweetler ve Başkan’ın yakın geçmişi manipüle etmek ya da değiştirmek için Twitter’ı kullanmasının pek bir ehemmiyeti yok. Zira 2016 kampanyaları esnasında Rus elçi ile irtibatı olduğu ortaya çıkan savcı Jeff Sessions, seçimler esnasında Rus’ların müdahalesi olduğuna yönelik iddialarla ilgili soruşturmalardan hafta başı itibariyle çekilmişti. Aynı zamanda seçimler esnasında herhangi bir Rus müdahalesi olup olmadığını netleştirmeye dönük birkaç kongre ve istihbarat soruşturması da işlemde bulunuyor.

OKU ►  Trump hacklerin Rus kaynaklı olduğunu söyledi

Başkan Trump’ın Tweetlerinde atıfta bulunduğu Yabancı Istihbarat Gözetleme Mahkemesi (FISA)’nin araştırma izni aslında yeni değil : Heat Street’in 7 Kasım 2016 tarihinde yaptığı haberde FBI’ın Ekim ayında Trump Tower’da bulunan ve birkaç Rus bankasıyla bağlantısı olabileceği düşünülen sunucunun araştırılmasına dair soruşturma iznine atıfta bulunulmuştu. Daha önce yaz aylarında mahkemeye yapılan başvuru reddedilmişti. Breitbart’ın zaman çizelgesi, önceki FISA talebi ile geçen yıl boyunca gerçekleşen diğer olayları birbirine bağlıyor: Wikileaks’in yaptığı Clinton’ın kampanya e-postalarına dair yayınlar, Trump’ın Rusya tarafından yapılacak daha fazla hackleme ile ilgili ‘şaka’sı, ve Kampanya başkanı John Podesta’nın Ekim ayındaki e-postaları bir araya getirildiğinde bu olayların Ekim ayında verilen soruşturma iznine işaret ettiği ortaya çıkıyor.

Trump konuyla ilgili olarak verilen soruşturma izninin yasallığını sorgulasa da bu tip bir eylem kesinlikle yasaldır. FISA mahkemesi, iletişimi kesme noktasında geniş güçlerle donatıldı ve bu kurum şu anda Trump yönetiminin ellerinde bulunan güvenlik aracının bir parçası.

More from author

Leave A Reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Related posts

Advertismentspot_img

Latest posts

Permolit Boya’dan Uzun Ömürlü Sağlam Yalıtım

Permolit Boya’dan Uzun Ömürlü Sağlam Yalıtım Akçalı Boya ve Kimya San. Tic. A.Ş.'nin en önemli markalarından biri olan Permolit Boya, tüketicilerin ihtiyaçlarına uygun geliştirdiği elyaflı...

YouTube reklamlarında CoinHive JavaScript kripto madencilik kodu tespit edildi

YouTube reklamlarında CoinHive JavaScript kripto madencilik kodu tespit edildi Yeni bir rapora göre, bazı ülkelerde yayınlanan bazı YouTube reklamları, hackerlar tarafından, video izleyicilerinin bilgisayarlarının işlem...

Kara Cuma (Black Friday) çılgınlığı nedir?

Kara Cuma (Black Friday) Şükran Günü’nün (Thanksgiving Day) ertesi sabahında gerçekleşen bir alışveriş çılgınlığıdır. Kara Cuma bu yıl 25 Kasım tarihine denk gelmektedir. Ünlü markalar Kara Cuma’da %80’e varan indirimler...

Want to stay up to date with the latest news?

We would love to hear from you! Please fill in your details and we will stay in touch. It's that simple!